* İLETİŞİM NUMARALARI AYDIN KAYNARPINAR 05054830058ALİ BİLGİÇ 05055020621AHMET BAYAR 05357637429
* KÖTÜ NİYETLİ KİŞİLERİN MEZUNLARIMIZIN TELEFON NUMARALARINI ART NİYETLE KULLANDIKLARINI TESBİT ETTİK. BU NEDENLE NUMARALARI GİZLEDİK. ULAŞMAK İSTEDİĞİNİZ MEZUNLARIMIZIN TELEFON NUMARALARINI İLETİŞİM BÖLÜMÜNDEKİ TELEFONLARI ARAYARAK ULAŞABİLİRSİNİZ
  SEYFİ GÜNAÇTI 1971 MEZUNUMUZ EĞİTİMCİ YAZAR
Adana yollarında
  MUSTAFA VARLI 1963 MEZUNUMUZ E.HATAY İL MÜFTÜSÜ
HAYIRLI SABAHLAR
  AHMET BULUT 1970 MEZUNUMUZ EMEKLİ GAZİANTEP İL MÜFTÜSÜ
ŞEFKAT ABİDESİ ANALARIMIZ
  DR ALİ CAYMAZ 1990 Mezunumuz
İMAM-HATİP LER
  SELAMİ KAYTANCI 1971 Mezunumuz Eğitimci
Deve kuşu gibi olmak!..
  GAZİ MERT 1964 Mezunumuz Eğitimci Yazar
ANAMUR’DA BİR İLK: BILDIRCIN ÇİFTLİĞİM
  NİZAMETTİN DURAN 1975 Mezunumuz Eğitimci Yazar
Diyanet İşleri Eski Başkanı’nın Mahcubiyeti!
  MUSTAFA AKDAĞ
İmam-Hatipler Yeniden Parlıyor
  İBRAHİM SAY 1999 Mezunumuz
EKMEK ARASI LAHMACUNDAN THE İMAM?A
  ADEM ARMAĞAN 1975 Mezunumuz Şair/Yazar
 
 
Yeni web sitemizi nasıl buldunuz?
Çok iyi
İyi
Fena değil
Kötü

 
 

İMAM HATİP LİSELERİ NE KİMSENİN "CAN SİMİDİ",NE DE "VATAN HAİNİ"DİR.

İmam Hatipler 1950’de çok partili sistemin milli eğitime yansıması olarak,halkın ısrarlı taleplerine karşılık açılmıştır.Müslüman halk bu okulları,çocuklarının,millî ve manevi değerlerini kaybetmeden,özlerini ve özelliklerini bozmadan,gelişme ve değişmeye açık olarak,orta öğrenimlerini yapabilecekleri okullar olarak görmüştür.Yenileşme,değişme ve gelişmeyi kendi değerleri,öz kültürü ve medeniyeti içinde gerçekleştirme arzusu,halkı İmam-Hatip Okullarına yöneltmiştir. Öz kültürüne yabancılaşmış,hakim azınlık ise açılmasını engellemek ve mezunlarını camiye hapsedip devletin diğer kurumlarından uzak tutmak istemiştir.Önce orta kısmını kapatıp,gidebilecekleri yüksek öğretim kurumlarına sınırlama getirilmiş,son olarak da sekiz yıllık ilköğretim projesiyle orta kısmı ortadan kaldırılmıştır.Şimdi mücadele bu noktada cereyan etmektedir. Halkın rağbeti ve siyasîlerin de menfaatleri icabı açılan İmam-Hatiplerin eğitim ve öğretim seviyeleri diğer okullarımızdan aşağı olmadığı gibi mezunlarının suç işleme oranları da son derece düşüktür.İmam Hatip mezunları ülkeyi geriye götürmemiş,medenileşmeye ve gelişmeye karşı çıkmamışlardır.Maddeye tapış yüzünden krize düşmüş dünyada örnek bir insan hayatı projesi sunmanın gayreti içindedirler.İmam-Hatipliler ve dostları hiçbir zaman temel eğitimin Sekiz,On,Oniki yıla çıkarılmasına karşı çıkmamışlardır.İstedikleri,temel eğitimin beş artı üç şeklinde iki kademeye bölünmesidir.Eğer sekiz yıllık kesintisiz ilköğretim devam edecekse,ortak derslerin yanında seçmeli olarak Arapça,Kur´an-ı Kerim ve Din Bilgisi derslerinin de okutulmasıdır. İmam-Hatip Lisesi öğrencileri arasında suç işleme,uyuşturucu ve alkol kullanmama,aşırı dini eğilimlere yönelmeme,saygı,sevgi ve dayanışma anlayışı,öğretmen-öğrenci ilişkileri,aile bağları daha güçlü, ruhsal yapıları sağlıklı ve dengelidir.Bu durum halkın bu gençleri ve okullarını sahiplenme duygusunu güçlendirmiştir.İHL binaları ve yurtlarının %65’i devlet katkısı olmadan,sıradan vatandaşlar ve dindar bir gençlik isteyen işadamları tarafından “hayır müesseseleri” işletilerek yapılmıştır. Halkın dindar gençlik algısı ve beklentisini karşılayan en somut uygulama modeli olsa bile,“dindarlık” imam hatiplere hapsedilemez.Dini ve dindarlığı İHL’lere mal etmek büyük bir tehlikedir.Ülkedeki tüm liseler İHL olamayacağına göre,dindarlığı İHL’lerle özdeş hale getirmek İHL’leri “Ötekileştirmek” ve ekseriyetten ayırmaktır.İHL mezunu olmayanlar dinsiz veya daha az dindar olmadığı gibi İHL mezunu olmak da “dindarlık” değildir.Dindarlık bir insanın öz sorunu,öz gerçeği,kendi sorunudur.İbadet de kişinin özgürlük alanı ve tercihidir.Dindarlığın en üst düzeyi,ibadetler değil “ihsan” mertebesidir.İhsan ise “Sen Allah’ı görmediğin halde,O seni görüyor” şuuruyla ibadet etmektir. Günümüzde dindarlığın en önemli sorunu,ibadetlerde şekilci ve gösterişçi ritüellerin çoğalıp dünyevileşmesidir.Şekilciliğe karşı dindarlığın içselleşmesi,ahlakileşmesi ve bilgiye dayalı olması gerekir.Dini ve dindarlığı demokrasiyle, kapitalizmle,post modernizmle karşı karşıya veya yan yana getirmek mümkün değildir.Muhafazakarlık,sağcılık,solculuk ve dindarlık aynı şey değildir.Siyaset ayrı bir konu,din ve dindarlık ayrı bir düzlemin kavramıdır. Sonuç olarak;İmam Hatipler ne “vatan haini” ne de kimsenin “can simidi” dir. Bazen aşırı sahiplenmek de ötekileştirmektir.“Musibet görene nasihat gerekmez” prensibince,çok dikkatli olunmalı ve başörtüsünün başına gelen İmam Hatiplerin başına gelmemelidir